Dökülecek Dudaklarımızdan
June 18, 2026
Kanlı bir ufuktan dirilmekte
Çocuk gözlerinden akan bir tanrı
Yaş: titrek sızı
Güneş yarın nerede doğacak,
Nerede parlayacak sabahın çeşitli boyaları?
Benzer ağıtlar örtmekte iken şehirleri
En çok kendi karanlığında büyüyecek gece
Kın: kesik acı
Güneş, topladığında tüm âhları
Haykıracak:
"Ne kılıç parlar ne kan tutar toprağı!"
Zaman dağlardan yankılanarak artacak
Kırık bir aynadan doğarken tanrı
Sen: lirik ve katı
Kör bir gülüşle yırtılırken gök
Oğul, unutulmuş bir dil gibi
Köklerinden utanacak
Ayaklarının altından akarken yaşam
Terketmeyecek ölümü Nuh.
Yanlış yansımalarda kalacak aklı
Kutsal: ruh.
Aberasyon, paslı çivilerle
Çakılırken gözbebeklerine kentin
Çizgi belirlemek adına
Tebeşir tutan olmayacak tanrı.
Aşermiş solu, sağı
Rüzgarın avcunda bir yanılgı
Yalnız savaşanların öksüz şânı
Kadın, eski bir ilahiyi tersinden söyleyecek,
Kayıp: tensel tını
Çocuklar, hangi vebadan kaçtıklarını bilmeden
Bir sabahın eşiğinde,
Parlamadan çeşitli boyaları,
Hiç doğmamış olacaklar.
Bu lohusa dünyaya
Bir gölge gibi çökecek kelimeler,
Belki tarih, sahipsiz bir el yazması gibi
Dicleye bırakacak tüm gerçeklerini
İz, içten.
Bittiğinde her şey,
Dudaklarımızdan dökülecek:
"Kimse,
hiçbir zaman,
hiçbir yerde
kazanmamıştı zaten."
Yorumlar (0)
Henuz yorum yapilmamis. Ilk yorumu siz yapin!